Decoration of the header on the right side Decoration of the header on the left side


Mahmut Hüdâyi YÜKSEL

Mahmud Hüdayi, sanatın gücüyle inşa edilmiş bir şehre Üsküdar’a doğar… Küçük yaşlardayken babasından öğrenerek adım attığı ve zamanla meslek edindiği ‘Naht Sanatı’nda deneyim kazanarak istikrarlı giden bir kariyer oluşturmaya başlar. Eksilmeyen öğrenme merakı onu lise yıllarından sonra bu sanatı icra etmeye zorlar.

Babasından bayrağı teslim alarak sanatına sahip çıkan Yüksel, Naht Sanatı alanında birçok eser vermeye başlar. Camilerde, türbelerde, karma ve kişisel sergilerde onun eserleri de yer almaktadır artık… 2001 yılında ilk kişisel sergisini açar. Mesleğini zamanla ülke sınırlarının dışına taşımayı başararak Kosova’ya cami takımı hazırlar.

Bir yıl sonra da meşk aldığı muhterem hocası Ali Hüsrevoğlu’nun yazdığı İzmit Fevziye Cami yazılarını (Nebe, İhlâs sûreleri, Cihari Yâri Güzin, kubbe etekleri ve minber yazıları ) saç teli inceliğinde ki kıl testeresi ile ahşaba nakşeder.

Ümraniye’de kendisine ait atölyesinde özveriyle çalışmalarını sürdürürken, bir yandan da üniversite eğitimine devam eder. 2005 yılında Altunizade Kültür Merkezi’nde yine bir kişisel sergi açar. Sanatın kalbinin attığı İstanbul’da eserlerinin ölümsüzlüğüyle yaşayan sanatçıları örnek alarak bu şehre bir imza da o atmak ister ve 2006 yılında İstanbul Karaköyde bulunan Bereketzade Cami yazılarını (Amme, İhlâs sûreleri, Cihari Yâri Güzin) yazar. Değişmeyen üslûbuyla ağır ve sakin, emin adımlarla çıkmaya başlar basamakları… Türkiye’nin bazı illerinin ‘Ahşap Oyma’ cami yazılarının yenilenmesi işini üstlenmiştir artık… Naht Sanatı ile hüsn-ü hat yazılarımıza gerek görsellik gerek sağlamlık açısından yapılara farklı bir boyut kazandırır çeşitli mimarların takdir ve beğenisini kazanır. Yurt içinde ve yurt dışında bir çok yapı ve eserde imzası vardır.

Mahmut Hüdayi Yüksel, tezhip, ebru, minyatür ve kat’ı sanatlarını da bizzat uygulamakta bu dalları naht sanatı ile birleştirerek eserlerine üç boyut katmaktadır. Sanata olan muhabbeti evini atölyeye çevirmesine sebeb olmuş ki gece-gündüz sanatını icra etmekte…Yaşamak için sanat yapmayan, yaşamı sanat olarak gören Yüksel, Türk-İslâm sanatında ‘Testere İşçiliği’ alanında kendini geliştirmeğe devam etmekte ‘Altın Bezeme’, ‘Metal Kesim’, Ağaç Kakma’, ‘Sedef İşçiliği’ ve ‘Kat’ı’ gibi dallarda eserler vermektedir. Ayasofya camisine hazırladığı ciharı yar-i Güzin levhaları, Kosova Priznen deki Sinan paşa cami ve İstanbul da ki bazı dergahlara yaptığı çalışmalar sanatkarın en çok sevdiği ve dua aldığı eserlerden bazılarıdır..

Motif